Beyaz Baston ve Erişilebilirlik Festivalimizin akşamlarında da ''sağlamcılığa inat, farklılıklarını yaşat'' demeye devam edeceğiz. 14-15-16 Ekim akşamlarında alanlarında uzman ve birbirinden kıymetli misafirlerimizi ağırlayarak, tarihe not düşecek söyleşiler gerçekleştireceğiz. Her bir akşam için festivalimizin gün içinde açılan stantlarına ve yapılan atölye çalışmalarına bağlı temalarına paralel olarak akşam söyleşileriyle evlerinize konuk olacağız. Üstelik festivalimizin açılışını 13 Ekim akşamı saat 21:00’de EEEH Dergi'mizin organize ettiği, Merhaba Spektrum ve Düşün Sorgula Üret kolektifinin katılımlarıyla gerçekleştirilecek söyleşide ''sağlamcılığa inat, farklılıklarını yaşat'' mottomuza uygun harika bir sunumla açıyoruz. Festivalimizin akşam kuşaklarını da festival tadında yaşamak isteyen ve sağlamcılığa karşı haykırmak isteyen herkesi akşam söyleşilerimize bekleriz. Söyleşilerimize dair detaylı bilgileri en kısa zamanda paylaşmak umuduyla, bir kez daha diyoruz ki; ''Haydi birlikte festivallemeye.''

Beyaz Baston ve Erişilebilirlik Festivali 2021 festival ekibinden sevgiler.

Etkinlik Görsel Tarih Açıklama Katıl İzle
EEEH Dergi’mizin Festival Açılışına Özel Akşam Söyleşisine Hepiniz Davetlisiniz Mavi arkaplanlı fotoğrafın üst kısmında dijital çizim görünümünde lacivert bir el ve avuç içinde dünya figürü görülüyor. Alt kısımda lacivert renkli EEEH kısaltması yer alıyor. Harflerin içlerinde sırayla "eşit erişilebilir engelsiz hayat" yazıyor. 13 Ekim Çarşamba, 21:00 - 23:00 Burak Sarı ve Canan Çam Yücel moderatörlüğünde; sağlamcılığa inat, farklılıklarımızla buradayız. Özne biziz ve biz konuşacağız. Perdelemeden, gizlenmeden, kendimiz gibi olarak. Sağlamcılığa inat, farklılıklarını yaşat mottosuyla düzenlenen 8. Beyaz Baston ve Erişilebilirlik Festivali, EEEH Dergi'mizin ev sahipliğinde güzel bir seminer ile başlıyor. Merhaba Spektrum ve Düşün Sorgula Üret kolektifinin katılımıyla 13 Ekim Çarşamba akşamı gerçekleştirilecek etkinliğin teması, öznelerin söz sahibi olması ve perdeleme. Sizler hayatınızın öznesi misiniz? Hayatınıza dair ne kadar söz sahibisiniz?  Gelin söyleşimizde konuşalım, tartışalım ve bir cevap bulmaya çalışalım. Saat 21:00 ile 23:00 arasında kimselere söz vermeyin. Katıl
Erişilebilir Bir Medya Üzerine Düşünme, Tartışma, Konuşma ve Çözümler Sunma Fotoğrafta, masada oturan bir kadın gülümsüyor. Yüzünde beyaz bir gözlük, üzerinde beyaz bir bluz ve kahverengi desenli bir fular var. 14 Ekim Perşembe, 21:00 - 23:00 İletişimci, Hak Savunucusu, Toplumsal Cinsiyet Uzmanı Selen Doğan tarafından gerçekleştirilecek ve moderatörlüğünü Gizem Alakaya ve Burak Sarı’nın yapacağı akşam söyleşilerimizin ikincisinde; engelliler, ana akım medyada nasıl temsil ediliyor? Medyada engellilerin insan hakları ihlalleriyle mücadelesi, engelli örgütlerinin gündeminde ne kadar yer alıyor? Medya kuruluşları içerik üretir ve sunarken, bir hak olarak erişilebilirliği hesaba katıyor mu ve bu yönde sektörde yapıcı çabalar, iyi uygulamalar var mı? Türkiye'de engelli hareketi, medya ürünlerinin erişilebilirliği için nasıl bir savunuculuk perspektifi geliştirebilir? Bu sorular etrafında, örnekler eşliğinde katılımcılarla söyleşeceğiz ve deneyimlerimizi paylaşacağız.Sizlerin de söyleyeceklerinizi merak ediyoruz. Katıl
Erişilebilir Spordan Sağlığa, Sanattan Yemek ve Beslenmeye Sıcak Bir Yolculuk Beyaz bir arka planın önünde kahverengi gözlü, koyu kahve saçlı, üzerinde hafif dik yakalı, siyah düğmelere sahip beyaz bir aşçı kıyafeti ile Arda Türkmen’in gülümseyen bir fotoğrafı bulunmakta. 15 Ekim Cuma, 21:00 - 22:00 Hepinizin çok yakından tanıdığı; ''Ver Fırına'', ''Arda’nın Mutfağı'' ve ''Arda ile Omuz Omuza'' programlarının yapımcı ve sunucusu, beslenme ve yemek uzmanı Şef Arda Türkmen, festivalimizin akşam söyleşi kuşağına misafir oluyor. Arda Türkmen ile spordan sağlığa, yemek ve beslenmeden sanata pek çok konuda konuşacağımız bu sıcacık söyleşimize hepinizi bekleriz. Sevda Bozbey Yılmaz ve Dilek Başar Açlan moderatörlüğünde gerçekleşecek söyleşimizde tabii ki erişilebilirlik kavramını irdeleyip, konuşacağımız kavramlarla nasıl bir ilişkisi olduğunu da konuşacağız. Hareketli mi hareketli, lezzetli mi lezzetli bu söyleşimize tüm Arda Türkmen hayranlarını ve erişilebilirlik meraklılarını bekleriz. Katıl
Sağlamcılığa İnat, Farklılıklarını Yaşat Akşam Söyleşileri Kuşağı Beyaz bir duvarın önünde dalgalı saçlı, beyaz bir bluz üzerine lacivert ceket giymiş,  kulağında inci küpeler gbulunan ülümseyen bir kadın görülmekte. , Mavi bir arkaplanda, beyaz saçlı ve beyaz sakallı bir adam, kollarını önünde kavuşturmuş bir şekilde gülümseyerek duruyor. Üzerinde lacivert bir gömlek, yüzünde gözlük var. , Fotoğrafta seyrek saçlı ve siyah sakallı bir adam gülümsüyor. Yüzünde siyah bir gözlük, üzerinde tarçın rengi kapşonlu bir hırka ve siyah bir mont var. 16 Ekim Cumartesi, 21:00 - 23:00 Kıymetli akademisyenler Dr. Elif Emir Ögsüz ve Dr. Engin Yılmaz’ın moderatörlüğünde akşam söyleşilerimizde, birbirinden farklı yeti farklarına sahip misafirlerimizle sağlamcılığın sonuçlarını yaşayan farklı gruplar olarak meselenin ortak kesişim noktalarını tartışacağımız bu zihin açıcı programın konukları ve bizlere anlatacaklarını kısaca şöyle belirtelim. Daha fazlası ise festivalimizin son akşamında, hepinizin Zoom odasında sizleri bekliyor olacak. Muğla Üniversitesi Sosyoloji bölümü yüksek lisans öğrencisi serebral palsili Onur Güngör diyor ki; engelli olmak, sadece bedensel bir hastalığın olması ve bunun asgari düzeyde tedavi edilmesi amacı değildir.  Engelli Olmak, doğumdan ölüme kadar olan süreçte toplumsal ve kültürel bir meseledir. Misafirlerimizden Oğuz Birengel, ''albinizm'' kavramını, albinizme bağlı olarak hayatta karşılaşılan sorunlara, özellikle akran zorbalığına ve dernek çalışmalarına dair bilgileri paylaşacak. Öte yandan da Türkiye’de bir beyaz olmanın zorluklarından ve kendisini nasıl güçlü bir birey haline getirdiğinden, diğer farklı insanlara nasıl gözle baktığından söz edecek. Albinizmin dünyasına bilmediğimiz bir seyahate çıkacağız.  Zeynep Çakır, 50.000’de 1 görülen nadir Treacher Collins Sendromuna sahip misafirimiz farklılıklar her zaman bir parçamızdır diyor. Yüzümüz de bedenimizdeki farklılıklardan biri olabilir.  Farklılıklarımızla yaşamak ve evlere kapanmamak bizim elimizde diye belirtiyor konuğumuz.  Hayatı ya reddedip mutsuz oluruz, ya da kabullenip mutlu oluruz. Neden olmasın? Elimiz vücudumuzdan farklı diye onu kesip atabilir miyiz? Bedensel kabullerle ilgili pek çok detayı sorgulayacağımız ve yeniden inşa edeceğimiz bu sıra dışı söyleşimize sağlamcılığıa inat, farklılıklarını yaşat diyen herkesi bekleriz. Katıl